Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından yaptığı değerlendirmede Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa ilişkin önemli mesajlar verdi. Fidan, yaklaşık beş yıldır süren çatışmanın dünya ekonomisine ağır bir yük getirdiğini belirtti. Savaşın etkilerinin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmadığını, tüm küresel sistemi etkilediğini ifade etti.
Bakan Fidan, mevcut durumun artık taşınamaz bir noktaya ulaştığını vurguladı. Bu nedenle tarafların bir anlaşmaya varmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Fidan, barışın sağlanmasının hem Rusya hem Ukrayna için en rasyonel yol olduğunu dile getirdi.
Fidan, barışın yalnızca iki ülke arasındaki sorunları çözmekle kalmayacağını, aynı zamanda Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkilerin yeniden inşa edilmesinin de önünü açacağını belirtti. Bu ilişkilerin yeniden tesis edilmesinin bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıdığının altını çizdi.
Savaşın küresel ekonomik etkilerine dikkat çeken Fidan, enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların ve gıda tedarik zincirlerindeki aksamaların tüm dünyada hissedildiğini ifade etti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten olumsuz etkilendiğini belirten Fidan, kalıcı bir ateşkesin ekonomik toparlanma için ön şart olduğunu vurguladı.
Fidan, barış sürecinin yalnızca askeri boyutla sınırlı olmadığını, diplomatik temasların kesintisiz biçimde sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Müzakere masasının açık tutulmasının, taraflar arasındaki güven ortamının yeniden tesis edilmesine katkı sağlayacağını söyledi. Fidan, bu süreçte uluslararası toplumun yapıcı rol üstlenmesinin önemine işaret etti.
Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkilerin yeniden inşasının uzun vadeli bir perspektif gerektirdiğini belirten Fidan, bu sürecin yalnızca savaşan tarafları değil, bölge ülkelerini ve küresel aktörleri de yakından ilgilendirdiğini kaydetti. Kalıcı barışın bölgesel güvenlik mimarisine olumlu yansımaları olacağını dile getirdi.
G20 platformunun bu tür krizlerin çözümünde önemli bir rol üstlenebileceğini ifade eden Fidan, çok taraflı diplomasiye verilen desteğin artırılması gerektiğini söyledi. Küresel sorunların ancak ortak akıl ve iş birliğiyle aşılabileceğini vurgulayan Bakan, tüm aktörleri sorumluluk almaya davet etti.
Fidan'ın açıklamaları, savaşın başlangıcından bu yana Türkiye'nin yürüttüğü dengeli diplomasi ve arabuluculuk girişimleriyle de örtüşüyor. Uzmanlar, bu tür üst düzey çağrıların barışa giden yolda yeni bir müzakere zemininin oluşmasına katkı sağlayabileceğini değerlendiriyor.