Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan ve boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek tarafa süresiz olarak nafaka ödenmesini öngören düzenlemeyi iptal etti. Yüksek Mahkeme, bu hükmün nafaka yükümlüsünün ekonomik geleceğini belirsiz bir süre boyunca kısıtladığına ve taraflar arasında ölçüsüz bir dengesizliğe yol açtığına hükmetti. Karar, uzun süredir kamuoyunda tartışılan süresiz nafaka uygulamasına ilişkin önemli bir hukuki dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
İptal edilen düzenleme, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin, diğer eşten mali gücü oranında süresiz olarak nafaka talep edebilmesine imkan tanıyordu. Nafaka miktarı tarafların ekonomik durumuna göre belirleniyor ancak süre konusunda bir üst sınır bulunmuyordu. Mahkeme, bu durumun nafaka ödeyen tarafın çalışma ve mülkiyet haklarını orantısız biçimde sınırlandırdığını belirtti. Gerekçede, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmamasının, yükümlünün hayatını uzun yıllar boyunca etkileyen bir yük haline dönüştüğü vurgulandı.
Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirmesinde, Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklere ilişkin güvencelerine atıf yapıldı. Mahkeme, nafaka yükümlülüğünün öngörülebilir ve sınırlı olması gerektiğine işaret etti. Nafakanın amacının yoksulluğa düşen tarafı korumak olduğu, ancak bu korumanın ölçülü olması gerektiği ifade edildi. Süresiz nafakanın kişinin ekonomik özgürlüğünü belirsiz bir süre boyunca kısıtlamasının, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna varıldı.
Süresiz nafaka konusu Türkiye'de uzun süredir tartışılıyor. Nafaka yükümlüleri, boşanma sonrasında yıllarca ödeme yapmak zorunda kalmanın mağduriyet yarattığını savunurken; nafaka alacaklıları ise özellikle evlilik sırasında çalışmayan veya ekonomik bağımsızlığını kazanamayan kişilerin korunması gerektiğini dile getiriyordu. Yüksek Mahkeme'nin iptal kararı, iki taraf arasındaki dengeyi yeniden kurmaya yönelik bir adım olarak görülüyor.
İptal kararının ardından yasama organının yeni bir düzenleme yapması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi, kanun koyucuya nafaka süresine ilişkin objektif ölçütler belirleme konusunda yol gösteriyor. Uzmanlar, yeni düzenlemede evlilik süresi, tarafların yaşı ve çalışma imkanları gibi kriterlerin dikkate alınabileceğini belirtiyor. Bazı hukukçular ise Meclis harekete geçmezse nafaka taleplerinin hangi esaslara göre değerlendirileceği konusunda geçici bir belirsizlik oluşabileceğine işaret ediyor.
Kararın gerekçeli metninin Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte iptal hükmü yürürlüğe girecek. Bu süreçte mevcut davalarda ve devam eden nafaka ödemelerinde nasıl bir yol izleneceği önümüzdeki günlerde netleşecek. İptal kararının ileriye dönük sonuç doğurması beklenirken, Yüksek Mahkeme'nin bu adımı aile hukuku alanındaki nafaka uygulamalarını köklü biçimde etkileyecek bir gelişme olarak kaydedildi.