Kardiyoloji uzmanları, özellikle gece saatlerinde belirginleşen ayak ve bacak ağrılarının periferik arter hastalığı başta olmak üzere damar kaynaklı sorunların habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Hareket sırasında değil de dinlenme halinde ya da gece yatarken hissedilen ağrılar, hastalığın ilerleyen bir evresine işaret edebiliyor. Bu tür yakınmaların yalnızca yorgunluğa veya ortopedik sorunlara bağlanmaması gerektiği vurgulanıyor.
Periferik arter hastalığı, atardamar duvarlarında plak adı verilen birikintilerin oluşması ve damarların daralmasıyla ortaya çıkıyor. Daralan damarlar nedeniyle bacaklara ve ayaklara ulaşan kan miktarı azalıyor, dokular yeterli oksijeni alamıyor. Özellikle bacaklarda hissedilen ağrılar, bu azalmış kan akışının en yaygın belirtileri arasında yer alıyor.
Hastalığın ilk evrelerinde ağrı genellikle yürüyüş, merdiven çıkma veya efor gerektiren hareketler sırasında baldır ve uyluk bölgesinde kramp ya da sıkışma hissi olarak kendini gösteriyor. Dinlenmeyle birlikte ağrı hafifliyor. Ancak damarlardaki daralma ilerledikçe şikayetler istirahat halinde de devam etmeye başlıyor; gece yatarken ayaklarda yanma, soğukluk, uyuşma ve ağrı ortaya çıkabiliyor.
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güngören'in aktardığına göre, gece artan ayak ağrıları periferik arter hastalığının önemli bir belirtisi olarak değerlendirilmeli. Uzman, hastalığın ilerleyen aşamalarında ağrının sadece hareket sırasında değil, vücut dinlenirken de hissedilebileceğini ifade ediyor. Bu durumun, damarlardaki darlığın ciddi boyutlara ulaştığını gösterebileceği belirtiliyor.
Sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, ileri yaş ve hareketsiz yaşam tarzı hastalığın başlıca risk faktörleri arasında sayılıyor. Bu etkenler damar duvarında hasara yol açarak plak oluşumunu hızlandırıyor ve kan akışının bozulmasına zemin hazırlıyor. Risk faktörlerinin kontrol altına alınması, hastalığın önlenmesinde ve ilerlemesinin durdurulmasında kritik bir rol oynuyor.
Uzmanlar, gece tekrarlayan ayak ağrısı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir kardiyoloji ya da kalp damar cerrahisi uzmanına başvurmasını öneriyor. Erken dönemde yapılan damar görüntülemeleri sayesinde darlıklar tespit edilebiliyor; yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi, girişimsel yöntemler veya cerrahi seçeneklerle kan akışı yeniden düzenlenebiliyor. Gece ortaya çıkan bu tür belirtilerin göz ardı edilmesi, ilerleyen dönemde doku hasarı ve yürüme güçlüğü gibi daha ciddi tablolara neden olabiliyor.