Türkiye, kiraz üretiminde uzun yıllardır dünya lideri konumunda bulunuyor. Ancak son dönemde yaşanan doğal afetler, yükselen girdi maliyetleri ve döviz kurundaki hareketlilik, bu liderliğin sürdürülebilirliğini tartışmaya açtı. Antalya'dan bir ziraat mühendisinin değerlendirmelerine göre sektör, önümüzdeki yıllarda ciddi bir kayıp yaşayabilir.
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi yönetiminde görevli uzman, artan işçilik maliyetlerinin üreticileri zorladığını ifade etti. Uzman, bazı bahçelerde kirazların toplanamadığını ve ürünün dalında kaldığını belirtti. Bu durumun, üreticilerin hasat döneminde yeterli iş gücü bulmakta ve maliyetleri karşılamakta güçlük çekmesinden kaynaklandığını aktardı.
Son yıllarda Türkiye'nin farklı bölgelerinde görülen don, dolu ve aşırı sıcak gibi iklim olayları, kiraz rekoltesini olumsuz etkiledi. Bu afetler nedeniyle bazı bölgelerde verim düşerken, kalite standartlarını korumak da zorlaştı. Üreticiler, hem üretimdeki dalgalanmalarla hem de artan maliyetlerle aynı anda mücadele etmek zorunda kaldı.
Girdi maliyetlerindeki artış, gübre, ilaç, mazot ve nakliye giderlerini yukarı çekti. Döviz kurundaki yükseliş ise özellikle ithal edilen tarımsal girdileri daha da pahalı hale getirdi. Bu durum, üreticilerin kâr marjlarını daraltırken, bazı işletmelerin bahçelerine gereken bakımı yapamamasına yol açtı.
Kiraz hasadı, yoğun emek gerektiren bir süreç. Uzmanın aktardığına göre, işçilik ücretlerinin hızla artması, üreticileri hasat maliyetlerini karşılayamaz noktaya getirdi. Bazı bahçelerde ürünün toplanması ekonomik olarak sürdürülemez hale geldiği için kirazlar dalında bırakıldı. Bu tablo, üretimdeki fiili kayıpları artıran önemli bir etken olarak öne çıkıyor.
Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi'nde görevli uzman, mevcut koşulların sürmesi durumunda Türkiye'nin kiraz üretimindeki liderliğinin tehlikeye girebileceğini ifade etti. Üreticilerin karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik adımlar atılmadığı takdirde, sektörde kalıcı kayıplar yaşanabileceği uyarısında bulundu.