Antalya'da faaliyet gösteren bir veli derneği, Türkiye'nin deprem gerçeği karşısında okul binalarının güvenliğine ilişkin ciddi uyarılarda bulundu. Dernek, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı yaklaşık 60 bin kamu okulu binasının henüz denetlenmediğini öne sürdü. Açıklamada riskli okul binaları, kalabalık sınıflar ve birleştirilen okulların eğitimde yol açtığı sorunlara dikkat çekildi.
Derneğin açıklamasına göre, söz konusu okul binalarının önemli bölümü eski yapı stoğundan oluşuyor ve mevcut deprem yönetmeliklerine uygunlukları konusunda belirsizlik bulunuyor. Bakanlığa bağlı yaklaşık 60 bin okul binasının denetim sürecinin tamamlanmadığı ve bu durumun güvenlik açısından ciddi endişe yarattığı dile getirildi. Denetimlerin hızlandırılması talep edilirken, olası bir depremde öğrenci ve öğretmenlerin risk altında kalabileceği vurgulandı.
Dernek yetkilileri, tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek okul yatırımlarının ve inşaat çalışmalarının durdurulduğunu iddia etti. Bu durumun özellikle deprem bölgelerinde çocukların can güvenliğini doğrudan tehdit ettiği belirtildi. Açıklamada, yaşanan depremlerde en ağır darbeyi alan kesimlerin başında çocukların geldiği ifade edildi.
Birleştirilen okullar ve kalabalık sınıflar da derneğin gündemindeki diğer başlıklar oldu. Öğrenci sayısının fazla olduğu dersliklerin hem eğitim kalitesini düşürdüğü hem de acil durum tahliyelerini zorlaştırdığı kaydedildi. Okul birleştirmelerinin öğrenci yoğunluğunu artırarak mevcut riskleri daha da büyüttüğü öne sürüldü.
Türkiye'nin aktif deprem kuşakları üzerinde yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, son yıllarda yaşanan büyük sarsıntıların ardından okul binalarının durumunun yeniden gündeme geldiği hatırlatıldı. Özellikle eski yapıların güçlendirme veya yeniden inşa süreçlerinin yavaş ilerlediği, bu nedenle risklerin sürdüğü ifade edildi. Dernek, çocukların eğitim gördüğü binaların en yüksek güvenlik standardına sahip olması gerektiğini savundu.
Açıklamada okul binalarının yalnızca deprem açısından değil, yangın güvenliği, elektrik tesisatı ve genel yapı sağlığı bakımından da gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Kırsal bölgelerde ve eski yerleşim alanlarındaki okullarda güçlendirme ya da yeniden inşa ihtiyacının göz ardı edildiği iddia edildi. Eğitim altyapısına ayrılan bütçenin kısılmasının uzun vadede telafisi güç sonuçlar doğurabileceği aktarıldı.
Dernek, yetkililere çağrıda bulunarak tüm okul binalarının deprem güvenliği açısından acilen denetlenmesini, riskli yapılar için somut takvim belirlenmesini ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Eğitim yatırımlarının tasarruf gerekçesiyle ertelenmemesi gerektiği vurgulanırken sürecin şeffaf yürütülmesi talep edildi. Önümüzdeki dönemde bu taleplerin karşılık bulup bulmayacağı ise belirsizliğini koruyor.