Antalya'da 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde hazırlanan bir rapor, iklim finansmanına erişimde kadınlar, çocuklar ve kırılgan durumdaki toplulukların yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Raporda, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin toplumun tüm kesimlerini aynı biçimde etkilemediği; kadınlar, çocuklar ve kırılgan grupların iklim kaynaklı risklere karşı daha açık konumda bulunduğu belirtiliyor. Bu kesimlerin iklim finansmanı araçlarına ulaşmakta karşılaştığı yapısal engellerin, mevcut fonların adil dağılımını zorlaştırdığı ifade ediliyor.
Hazırlanan metinde özellikle hibe temelli finansmanın yetersiz kaldığı vurgulanıyor. Kredi ağırlıklı mekanizmalar yerine geri ödeme yükü getirmeyen hibe desteklerinin artırılması, kırılgan toplulukların iklim uyum projelerine katılımını kolaylaştırabilecek temel adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Raporda dikkat çekilen bir diğer başlık ise kadınların karar alma süreçlerine katılımı. İklim projelerinin planlanması, bütçelendirilmesi ve uygulanması aşamalarında kadınların daha fazla temsil edilmesinin, kaynakların yerel ihtiyaçlara uygun biçimde kullanılmasını destekleyeceği değerlendiriliyor. Ayrıca toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin kamu mali yönetimine kalıcı biçimde yerleştirilmesi öneriliyor.
COP31'in Antalya'da yapılacak olması, iklim diplomasisi açısından Türkiye'nin ev sahipliği rolünü öne çıkarıyor. Konferans sürecinde tarafların, raporun ortaya koyduğu finansman adaletsizliklerini müzakere masasına taşıması bekleniyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı taleplerinin bu yıl da önemli bir gündem maddesi olacağı öngörülüyor.
Uzmanlar, iklim finansmanının yalnızca miktar olarak artırılmasının yeterli olmadığını, fonların kimlere ulaştığının da izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Kadınlar ve çocuklar gibi dezavantajlı gruplara ayrılan payların şeffaf biçimde raporlanması, yerel düzeydeki etkilerin ölçülmesi ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi rapordaki öneriler arasında yer alıyor.
COP31 müzakereleri öncesinde gündeme gelen bu değerlendirmelerin, taraflar arasındaki teknik görüşmelerde ve nihai karar metinlerinde referans alınması olasılığı bulunuyor. Önümüzdeki aylarda sivil toplum kuruluşlarının da bu öneriler çerçevesinde kampanya ve izleme çalışmaları yürütmesi bekleniyor.