ABD askerî varlığının Irak'ta sona erdiği bildirildi. 2003'ten bu yana farklı görev tanımları altında sürdürülen varlığın tamamen sonlanması, bölgedeki güvenlik mimarisinde yeni bir sayfa açtı. Bağdat, hem sınırlarını koruma hem de ülke içindeki silahlı aktörleri denetleme konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda.
Irak'taki ABD askerî varlığı, 2003 işgali sonrasında rejim değişikliği ve istikrar operasyonlarıyla başlamıştı. 2014'te DEAŞ'ın geniş toprak kazanması üzerine uluslararası koalisyon çerçevesinde yeniden asker konuşlandırılmıştı. Bu süreçte Irak güvenlik güçlerine eğitim, danışmanlık ve hava desteği sağlanmıştı. Çekilme kararının uygulanmasıyla birlikte bu destek mekanizmasının nasıl doldurulacağı belirsizliğini koruyor.
Irak hükümeti, ülkedeki silahlı grupları devlet otoritesi altına almak için yasal ve kurumsal adımları hızlandırdı. Özellikle Haşdi Şabi çatısı altındaki grupların düzenli orduya entegrasyonu veya silah bırakma süreci üzerinde çalışıldığı ifade edildi. Hükümete yakın kaynaklar, bu sürecin aşamalı olarak yürütüleceğini ve bazı grupların direnç gösterebileceğini belirtiyor.
Çekilmenin bölgesel güç dengeleri üzerindeki etkisi de yakından izleniyor. İran'ın Irak'taki nüfuzu, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonları ve Körfez ülkelerinin yatırım ve güvenlik iş birlikleri yeni dönemin belirleyici unsurları arasında. Uzmanlar, askerî boşluğun bölgesel rekabeti artırabileceği görüşünde.
İç güvenlik açısından en büyük risklerden biri, DEAŞ'ın kırsal bölgelerde yeniden toparlanma ihtimali. Irak güvenlik güçlerinin istihbarat ve hava desteği olmadan geniş çaplı operasyon yürütme kapasitesinin sınırlı olduğu değerlendiriliyor. Ayrıca, silahlı gruplar arasındaki rekabetin yerel çatışmalara dönüşme olasılığı da kaygı yaratıyor.
Uluslararası toplum, Irak'ın egemenliğinin güçlendirilmesini desteklerken, aynı zamanda istikrarsızlığın bölgeye yayılmasından endişe ediyor. Diplomatik kaynaklar, Bağdat'ın güvenlik kurumlarını reforme etme ve yabancı savaşçı akışını engelleme konusundaki performansının yakından takip edileceğini aktardı. Önümüzdeki aylarda somut ilerleme sağlanamazsa uluslararası desteğin şekli de tartışmaya açılabilir.
Güncel durumda Irak hükümeti, güvenlik stratejisini yeniden tanımlamaya çalışırken, sahadaki gruplarla müzakere kanallarını açık tutuyor. Çekilmenin tam etkilerinin önümüzdeki dönemde sınır güvenliği, enerji altyapısının korunması ve yerel siyasi dengeler üzerinden test edileceği öngörülüyor. Bağdat'ın atacağı adımlar, sadece Irak'ın değil, bölgenin gelecekteki güvenlik haritasını da belirleyecek.