ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ve İran'a yönelik yeni yaptırım paketini imzalayarak yürürlüğe koydu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Senatör Lindsey Graham'ın adını taşıyan 2026 Rusya ve İran Yaptırımları Yasası'nın resmiyet kazandığı bildirildi. Böylece iki ülkeye yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı artırmayı hedefleyen düzenleme yasalaşmış oldu.
Beyaz Saray tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, yasanın Başkan'ın onayıyla birlikte yürürlüğe girdiği belirtildi. Açıklamada, söz konusu adımın ABD'nin ulusal güvenlik çıkarlarını koruma ve müttefikleriyle koordinasyonu güçlendirme amacı taşıdığı ifade edildi. Yasa metninin uygulanmasına ilişkin idari sürecin ilgili federal kurumlarca yürütüleceği kaydedildi.
Düzenlemenin en dikkat çekici yönü, Rusya'ya yönelik mevcut yaptırımların kapsamını genişletmesi oldu. Buna göre Rus hükümet yetkilileri, iş dünyasından etkili isimler ve devlet şirketleri yeni kısıtlamaların hedefinde yer alıyor. Yaptırım paketinin, bu kişi ve kuruluşların uluslararası finans sistemine erişimini sınırlandırmayı amaçladığı ifade ediliyor.
İran'a yönelik bölümde ise mevcut yaptırım rejiminin güçlendirilmesi öngörülüyor. Yasa adından da anlaşılacağı üzere, her iki ülkeye karşı uygulanan kısıtlamaların eş zamanlı olarak ele alındığı yeni bir hukuki çerçeve oluşturuldu. Washington'ın bu adımla Moskova ve Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı uzun vadeli hale getirmeyi planladığı değerlendiriliyor.
Yasa, ABD Kongresi'nde kabul edilen metnin başkanlık onayına sunulmasının ardından resmiyet kazandı. Senatör Graham'ın adını taşıyan düzenleme, son yıllarda hem Rusya hem de İran'a karşı uygulanan yaptırım politikalarının bir devamı niteliğinde. Bu politikalar, Rusya'nın bölgesel askeri faaliyetleri ve İran'ın nükleer programı gibi başlıklarla gerekçelendiriliyor.
Yasanın Kongre'deki görüşmeleri sırasında her iki ülkeye yönelik yaptırımların daha sıkı hale getirilmesi yönünde iki partili destek oluştuğu biliniyor. Bu durum, Washington'daki yaptırım politikalarının parti farkı gözetmeksizin sürdürülme eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, ABD Hazine Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın önümüzdeki dönemde uygulamaya yönelik listeleri ve yönetmelikleri yayımlaması bekleniyor. İlgili kurumların, yaptırım kapsamına alınacak kişi ve kuruluşların belirlenmesi için çalışma yürüttüğü ifade ediliyor. Sürecin uluslararası piyasalara ve enerji sektörüne olası etkileri ise yakından izleniyor.
Öte yandan yasanın uygulanmasının, ABD'nin müttefikleriyle koordinasyonunu da etkilemesi bekleniyor. Avrupa başkentlerinin benzer adımları ne ölçüde takip edeceği, önümüzdeki dönemde dış politika gündeminin önemli başlıklarından biri olacak.