Dijital teknolojilerle iç içe büyüyen Z kuşağı, yapay zeka uygulamalarını hayatının merkezine yerleştirmiş durumda. Yapılan araştırmalara göre, bu neslin yaklaşık yarısı yapay zeka destekli araçları düzenli olarak kullanıyor. Bilgiye hızlı erişim, ders çalışma, fikir üretme ve iş süreçlerini kolaylaştırma gibi pratik amaçlar, bu araçların en yaygın kullanım alanları arasında yer alıyor.
Ancak yapay zekanın sunduğu imkanlar yalnızca görev odaklı kullanımla sınırlı değil. Araştırma bulguları, gençlerin bir bölümünün yapay zeka sohbet robotlarıyla duygusal bağ kurduğunu ve bu teknolojileri bir tür arkadaş olarak konumlandırdığını gösteriyor. Bu durum, dijital asistanların genç kullanıcıların yalnızlık hissiyle başa çıkmasına yardımcı olabileceği gibi, insan ilişkilerinin yerini alma potansiyeli açısından da tartışmalara yol açıyor.