Antalya'da turizm sezonu: Ziyaretçi sayısındaki toparlanma sürüyor

Antalya, ağustos ayında yüksek doluluk oranları ve günlük ziyaretçi rekoruyla dikkat çekerken, sektör temsilcileri yılın ilk aylarındaki kayıpların tamamen kapanması için erken olduğunu belirtiyor.

Bu haber ilgini çekti mi?Benzer gelişmeleri kişisel akışında gör ve bildirimlerini seç.
+Gündem
Antalya'da turizm sezonu: Ziyaretçi sayısındaki toparlanma sürüyor
Temsili görsel
Haberin kısa özeti2 dakikada okuyun
  • Antalya, ağustos ayında yüksek doluluk oranları ve günlük ziyaretçi rekoruyla dikkat çekerken, sektör temsilcileri yılın ilk aylarındaki kayıpların tamamen kapanması için erken olduğunu belirtiyor.
Editoryal not: Bu içerik, doğrulanabilir kaynaklar ve görsel veriler titizlikle analiz edilerek, özgünlük ilkeleri çerçevesinde editoryal süreçten geçirilerek hazırlanmıştır.

Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan Antalya'da turizm sezonunun en yoğun dönemi yaşanıyor. Kent, ocak-temmuz döneminde 8 milyon 359 bin yabancı ziyaretçiyi ağırlarken, 1 Ağustos'ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle yılın günlük giriş rekoruna ulaştı. Ağustos ayında özellikle nitelikli tesislerde doluluk oranları yüzde 90-95'in üzerine çıktı.

Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, Antalya'nın ocak-temmuz dönemindeki yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı döneminin yaklaşık yüzde 7 gerisinde kaldığını, temmuz ayından itibaren ise toparlanma yaşandığını söyledi. Saatçioğlu, "Antalya, ocak-temmuz döneminde 8 milyon 359 bin yabancı ziyaretçiye ulaştı ancak bu rakam geçen yılın yaklaşık yüzde 7 gerisinde. Buna karşılık temmuzdan itibaren ciddi bir toparlanma görüyoruz. 1 Ağustos'ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle yılın günlük giriş rekorunun kırılması da bunun önemli bir göstergesi. Ağustos ayında özellikle nitelikli tesislerde yüzde 90-95'in üzerinde doluluklar görülüyor. Dolayısıyla bugün Antalya'da 'turist gelmiyor' demek doğru değil. Ancak rekor bir gün veya yüksek ağustos doluluğu, sezonun ilk aylarında yaşanan kaybı da ortadan kaldırmıyor. Bizim açımızdan asıl mesele artık sadece otelin dolması değil, hangi fiyatla dolduğu ve sezon sonunda ne kadar kârlılık oluşturabildiğidir" dedi.

Antalya'nın ana turizm pazarlarındaki gerilemeye değinen Saatçioğlu, yılın ilk 7 ayında Rusya pazarının yaklaşık yüzde 2,4, Almanya'nın yüzde 6, İngiltere'nin ise yüzde 12 geçen yılın gerisinde kaldığını bildirdi. Temmuz ayında Rusya pazarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artış yaşandığını aktaran Saatçioğlu, bu verinin toparlanmanın başladığını gösterdiğini ifade etti.

Talepteki gerilemenin birden fazla nedeni bulunduğunu söyleyen Saatçioğlu, "Jeopolitik gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler, kaynak pazarlardaki ekonomik belirsizlik ve tatil bütçelerindeki hassasiyet talebi etkiliyor. Döviz kurlarının hala olması gereken seviyede bulunmaması, fiyat politikamızda elimizi kolumuzu bağlıyor. Giderlerimizin Türk lirası olması, enflasyona maruz kalmaya devam etmesi ve döviz kurlarıyla paralel gitmemesi bizim için en büyük sorun" ifadelerini kullandı.

Ağustos ayının güçlü geçtiğini ve eylül ayına ilişkin rezervasyonların olumlu göründüğünü belirten Saatçioğlu, yıl sonuna doğru geçen yılla aradaki farkın daralmasını beklediklerini kaydetti. Saatçioğlu, "Ancak ilk aylardaki kaybın tamamen kapanacağını bugünden söylemek için erken. Önemli olan sadece bu yılı kurtarmak değil, 2027 satışlarına girerken ana pazarlarımızdaki rekabet gücümüzü yeniden güçlendirmektir" dedi.

Turist sayısından daha önemli problemin maliyet-kur-gelir dengesi olduğunu vurgulayan Saatçioğlu, personel, gıda, enerji, lojman, servis ve diğer işletme giderlerinin hızla arttığını söyledi. Döviz gelirlerindeki artışın maliyetlerdeki yükselişi aynı oranda karşılamadığını aktaran Saatçioğlu, bu durumun sektörde en fazla konuşulan konular arasında bulunduğunu belirtti. Rezervasyonların son dakikaya kalmasının otellerin gelir yönetimini de zorlaştırdığına dikkati çeken Saatçioğlu, "Otelci önünü daha kısa süre görebiliyor, boş kalan kapasiteyi doldurabilmek için dönemsel kampanya ve indirim baskısıyla karşılaşabiliyor. Bu da doluluğu yükseltirken ortalama oda fiyatını ve kârlılığı aşağı çekebiliyor" diye konuştu.

Antalya'nın fiyat-performans avantajının hâlâ güçlü olduğunu ancak her pazarda "en ucuz destinasyon" olmadığını kabul etmek gerektiğini ifade eden Saatçioğlu, sektörün sürdürülebilirliği için maliyet-kur dengesinin sağlanması gerektiğini vurguladı.

Bu haber sizde nasıl bir etki bıraktı?

Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.

0 tepki

İlgili Haberler

Aynı konudaki gelişmeler