Antalya'da, hayvan hakları savunucuları, 75/27 sayılı yasanın iptali talebiyle bir araya geldi. Türkiye Hayvan Hakları Platformu, Antalya Hayvan Hakları Platformu ve Attalos Pati Gönüllüleri öncülüğünde düzenlenen etkinlikte yüzlerce kişi, Aydın Kanza Parkı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü. Meydanda yapılan basın açıklamasında, sokak hayvanlarının yaşam hakkının korunması gerektiği vurgulandı ve 'kısırlaştır, aşıla, rehabilite et, yerinde yaşat' politikalarının uygulanması istendi.
Hayvan hakları savunucuları, orman yangınlarında yaşamını yitiren hayvanları da anarak doğanın ve tüm canlıların korunmasının ortak sorumluluk olduğunu belirtti. Yapılan ortak açıklamada, sesini duyuramayan milyonlarca canın sessiz çığlığına dikkat çekildi ve 'Bugün burada, bir daha geri dönemeyecek bütün canların emaneti omuzlarımızdadır ve biz o emanete sahip çıkmak için buradayız' denildi.
Albert Einstein'ın 'İnsanoğlunun en büyük yanılgısı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanmasıdır' sözünün hatırlatıldığı açıklamada, insanın doğanın sahibi olmadığı, aksine büyük yaşam zincirinin küçük bir parçası olduğu ifade edildi. Açıklamada, 'Zincirin bir halkasını kopardığımızda aslında kendi geleceğimizi de koparıyoruz' denildi.
Pisagor'un 'İnsan diğer canlıların acımasız yok edicisi olduğu sürece sağlık ve barış nedir bilemeyecektir' sözünün hatırlatıldığı açıklamada, merhametin kaybolduğu yerde ne huzur ne güven ne de adalet kalacağı belirtildi.
İki yıl önce TBMM'de kabul edilen 7527 sayılı yasanın hatırlatıldığı açıklamada, o gün vicdanın yaralandığı ve yaşam hakkının siyasi hesapların gölgesinde bırakıldığı ifade edildi. Hayvan hakları savunucuları, o günden bu yana meydanlarda olduklarını ve susmayacaklarını dile getirdi.
Açıklamada, sokakta yaşayan köpeklerin hedef gösterildiği, ancak toplumun gerçek sorunlarının görmezden gelindiği vurgulandı. 2025 yılında en az 442 kadının şiddet nedeniyle yaşamını yitirdiği, trafik kazalarında 6 bin 35 kişinin hayatını kaybettiği ve 403 bin 937 kişinin yaralandığı belirtilerek, bu sorunlara karşı aynı aciliyetin gösterilmediği kaydedildi. 'Ancak konu sokakta yaşayan köpekler olunca, bir gecede yasa çıkarılıyor, milyonlarca can hedef gösteriliyor ve ölüm bir kamu politikası hâline getiriliyor' denildi.
Hayvan hakları savunucuları, gerçek amacın çocukları korumak olup olmadığını sorgulayarak, 'Eğer gerçekten amaç çocukları korumak olsaydı, neden istismarcılar bu kadar rahat dolaşabiliyor?' sorusunu yöneltti. Açıklamada, sorunun asıl kaynağının yaşamı kutsal görmeyen anlayış olduğu ifade edildi.