Rahim ağzı kanseri cerrahisinde kişiye özel dönem

Jinekolojik Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, rahim ağzı kanseri tedavisinde artık her hastaya aynı geniş ameliyatın uygulanmadığını, kişiye özel ve minimal müdahale yöntemlerinin öne çıktığını belirtti.

Bu haber ilgini çekti mi?Benzer gelişmeleri kişisel akışında gör ve bildirimlerini seç.
+Sağlık
Rahim ağzı kanseri cerrahisinde kişiye özel dönem
Temsili görsel
Haberin kısa özeti2 dakikada okuyun
  • Jinekolojik Onkoloji uzmanı Prof.
  • Dr.
  • Evrim Erdemoğlu, rahim ağzı kanseri tedavisinde artık her hastaya aynı geniş ameliyatın uygulanmadığını, kişiye özel ve minimal müdahale yöntemlerinin öne çıktığını belirtti.
Editoryal not: Bu içerik, doğrulanabilir kaynaklar ve görsel veriler titizlikle analiz edilerek, özgünlük ilkeleri çerçevesinde editoryal süreçten geçirilerek hazırlanmıştır.

Rahim ağzı (serviks) kanserinin cerrahi tedavisinde son on yılda önemli gelişmeler yaşandığı, artık her hastaya en kapsamlı ameliyatın yapılması yerine kişiye özel ve yalnızca gerektiği kadar müdahale edilmesi gerektiği belirtiliyor. Jinekolojik Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, bu yeni yaklaşımlar hakkında bilgi verdi.

Kanserden korunmanın öncelikle virüsten kaçınmak ve düzenli kontrollerle mümkün olduğunu vurgulayan Erdemoğlu, bu süreçte HPV aşısı ve tarama testlerinin en önemli iki adım olduğunu söyledi. Aşının ilk cinsel ilişkiden önce, 9-14 yaşlarında yapıldığında en yüksek korumayı sağladığını ifade eden Erdemoğlu, virüs bulaşmış veya hücre değişimi tedavisi görmüş kişilerde bile hastalığın tekrarlama riskini azalttığını, bu nedenle ileri yaşlarda da faydalı olduğunu aktardı. Taramanın smear (Pap) ve HPV testleri ile kolayca yapılabildiğini hatırlatan Erdemoğlu, rahim ağzı kanserinin erken evrelerde belirti vermediğini, bu yüzden düzenli testlerin hayati önem taşıdığını kaydetti. Hastalık ilerlediğinde en sık karşılaşılan belirtinin adet dönemleri dışında veya cinsel ilişki sonrasında görülen anormal kanamalar olduğunu belirten Erdemoğlu, bu tür şikayetlerde vakit kaybetmeden bir jinekoloji uzmanına başvurulması gerektiğini dile getirdi.

Geçmişte erken evre hastalara rahmin ve çevre dokuların tamamen alındığı geniş ameliyatlar uygulandığını hatırlatan Erdemoğlu, güncel çalışmaların tümör boyutu 2 santimetreden küçük ve düşük riskli hastalarda daha basit ameliyatların da aynı derecede güvenli olduğunu gösterdiğini söyledi. Bu sayede hastaların idrar tutma veya kaçırma gibi sorunları daha az yaşadığını, çok erken yakalanan bazı vakalarda rahim ağzından küçük koni şeklinde bir dokunun çıkarılmasının (konizasyon) bile yeterli olabildiğini ifade etti.

Çocuk sahibi olmak isteyen genç hastalarda rahmi koruyan cerrahi seçeneklerin öne çıktığını belirten Erdemoğlu, tümörün küçük olması ve kanserin lenf bezlerine sıçramaması durumunda sadece rahim ağzının alınarak rahmin gövdesinin korunabildiğini hatırlattı. Erdemoğlu, "Deneyimli merkezlerde uygulanan bu yöntemle hastalar hem kanserden kurtuluyor hem de sonrasında anne olabiliyor" dedi. Rahim tamamen alınmak zorunda kalınan durumlarda ise kemoterapi veya ışın tedavisinden önce yumurta ya da embriyo dondurulabildiğini, yumurtalıkların ışın alanının dışına taşınabildiğini aktaran Erdemoğlu, üreme çağındaki her hastaya tedaviden önce doğurganlık danışmanlığı verildiğini söyledi.

Eskiden ameliyatlarda leğen kemiği içindeki tüm lenf bezlerinin temizlendiğini, bunun da hastalarda yaşam boyu süren bacaklarda aşırı şişme (lenfödem) sorununa yol açtığını belirten Erdemoğlu, günümüzde ise kanserin ilk uğrayacağı "nöbetçi" lenf bezinin özel bir boyayla işaretlenip cerrahi sırasında incelendiğini, eğer temiz çıkarsa diğer bezlere dokunulmadığını ifade etti. Bu yöntemin hastayı kanserden korurken ameliyat sonrası yaşam kalitesini de üst düzeyde tuttuğunu sözlerine ekledi.

Bu haber sizde nasıl bir etki bıraktı?

Tek dokunuşla tepkinizi paylaşın. Seçiminize yeniden basarsanız tepkiniz kaldırılır.

0 tepki

İlgili Haberler

Aynı konudaki gelişmeler