Antalya Balıkçı Barınağı'nda 2024 yılında başlatılan bir soruşturma kapsamında görevden alınan kooperatif yöneticileri hakkında verilen beraat kararı, üst mahkeme tarafından da onandı. Antalya 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun bulunarak kesinleşti. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın istinaf başvurusu esastan reddedildi.
Soruşturma kapsamında, SS. Yeni Liman Su Ürünleri Kooperatifi yöneticileri ve yönetim kurulu başkanı Cemal Talas, teknelerin barınağa bağlanması, karaya çekilmesi ve yer tahsisi karşılığında usulsüz menfaat sağladıkları iddiasıyla yargılanmıştı. İlk derece mahkemesi, suçun unsurlarının oluşmadığı ve mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar vermişti. Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onayarak Bakanlık vekilinin itirazını reddetti.
Operasyonun ardından Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kooperatif yönetimi görevden alınmış ve barınağın yönetimi için kayyum heyeti atanmıştı. Kayyum heyetinin görev süresinin uzatılması talebi ise Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından reddedildi. Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu da Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi tarafından usulden reddedildi.
Kooperatif üyeleri, beraat kararının kesinleşmesine rağmen yönetimin kendilerine devredilmediğini savunuyor. Kayyum döneminde yaşanan yangınlar, çalışmadığı öne sürülen yangın tüpleri ve personel eksikliği nedeniyle yönetimi ihmal ile suçluyorlar. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kooperatif yönetimini görevden alma işlemini iptal eden kararı, kayyum sürecinin sona ermesi ve yönetimin yeniden kooperatif üyelerine devredilmesi yönündeki beklentileri güçlendirdi. Ancak hukuki süreçteki gelişmeler nedeniyle yönetim tartışması devam ediyor.
Kooperatif yöneticilerinin avukatı Volkan Yavuzlar, yaptığı basın açıklamasında, yaklaşık 1,5 yıl önce yapılan kayyum atamasının, bakanlığın yönetim kurulu üyelerini görevden alması sonucu organsız kalan kooperatife yapıldığını belirtti. Görevden almanın temelinde, 15 maddelik bir tembihnamenin 4 maddesinin yerine getirilmediği gerekçesiyle yapılan suç duyurusu olduğunu ifade eden Yavuzlar, mahkemelerin müvekkillerini bu maddelerin yerine getirilmemesinde kusursuz bulduğunu ve beraatlerine karar verdiğini söyledi. Ayrıca, görevden alma işleminin iptali için açtıkları davanın Mayıs ayında kabul edildiğini ve mahkemenin, görevden alma işleminin hukuka uygun olmadığına, ayrıca re'sen bir görevlendirme yapılamayacağına karar verdiğini aktardı.